Nusrat bir asır sonra yeniden mayın avlayacak



Nusrat bir asır sonra yeniden mayın avlayacak

Türkiye’nin yerli ve milli ilk mayın avlama sonarı Nusrat 1915 görücüye çıktı… Yüzde 85’in üzerinde yerlilik oranına sahip olan ve yaklaşık 1 kilometre mesafeden mayını tespit edebilen sistem, ihracat içinde çok önemli bir potansiyel taşıyor.

 

Yıl 1915… 1. Dünya Savaşı’nın Anadolu için en zorlu dönemleri… İtilaf Devletleri donanmasını Çanakkale'den geçirip İstanbul'u işgal etmekle görevlendirilmiş Fransız Amiral Guepratte, dönemin en kudretli savaş gemilerinden birinin güvertesinde boğazın serin sularını ve dar geçidi gözlüyor…

 

Gözünü diktiği yerde yokluk, zorluk ve türlü imkansızlıklar içinde bir ordu var. Ne sayıları çok, ne de ellerindeki silah ve mühimmat. Tüm bunlara rağmen işler ilginç bir şekilde ilerliyor ve belki de tarih en önemli kırılmalarından biri yaşanıyor… Nusrat mayın gemisinin Çanakkale Boğazı’na döşediği mayınlar düşman donanmasını püskürtmekle kalmıyor, bir milletin makus talihini değiştirmesine de çok büyük katkı sağlıyor.

 

Tüm bunları neden anlattık derseniz… Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’in İDEF 2021 Fuarı’nda duyurduğu Türkiye’nin yerli ve milli ilk mayın avlama sonarı Nusrat 1915 hem o günlere atıfta bulunuyor, hem de geçmişle gelecek arasında çok değerli bir köprü kuruyor.

 

Nusrat 1915 mayın avlama sonarı fikri nasıl doğdu?

 

Nusrat 1915’in duyurulmasının ardından Armelsan Savunma Teknolojileri Genel Müdürü Can Emre Bakım ile bir araya geliyoruz. Şirketin su altı ve su üstü araçlarına yönelik yetkinliğini biliyoruz. Bakım da kuruluş hedeflerinden birinin ‘Deniz Kuvvetleri’nin su altı sonar sistemlerindeki dışa bağımlılığı sona erdirmek’ olduğunu söyleyerek, konuyu anlatmaya başlıyor.

Bu kapsamda bir ekiple geniş kapsamlı bir araştırma yaptıklarını belirten Bakım, yaptıkları çalışmalar neticesinde Deniz Kuvvetlerinin en çok dışa bağımlı olduğu konulardan birinin ‘mayın avlama sonarları’ olduğu sonucuna ulaştıklarını söylüyor. Sonrasında ise hemen kolları sıvamışlar ve çok ciddi bir hazırlık sürecine başlamışlar.

 

Halihazırda yabancı menşeli sistemler kullanılıyor

 

Can Emre Bakım anlatmaya devam ederken biz araya giriyor ve öncelikle mevcut durumun nasıl olduğunu soruyoruz. Şu an ülkemizin envanterinde bulunan hem Engin hem de Aydın sınıfı mayın avlama gemilerinde yabancı menşeli sistemlerin kullanıldığı bilgisini veriyor. Bu sistemlerin çok ciddi maliyetlere sahip olduğunu da eklemeden geçmiyor.

Böyle bir çalışmanın ardından şekillenen Nusrat 1915, ilk olarak 2019 yılındaki Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (İDEF) duyurulmuş. Aradan geçen iki yıllık süreçte tüm çalışmalar büyük bir titizlikle tamamlanmış ve ortaya detaylı olarak ilk kez TRT Haber’in görüntülediği bu sistem çıkmış.


 

Mayın tespit sistemleri nasıl çalışıyor?

 

Armelsan Genel Müdürü ile sohbetimize Nusrat 1915’in muadillerinden farkının ne olduğu konusuyla devam etmek istiyoruz. Ancak farkını daha iyi anlayabilmek için önce mevcut standart bir sistemin nasıl çalıştığının bilinmesi gerektiğine işaret ediyor Bakım ve anlatmaya başlıyor:

“Mayın avlama sonarları temelde birden farklı frekansla çalışan sistemlerdir. Öncelikle operasyonel anlamda düşük frekanslı sistemi aktif ettiğinizde gemi uzak mesafelerde tarama yapar. Yaklaşık 1 kilometre mesafeye kadar dip mayınları ya da demirli mayınları tespit eder. Fakat bu etapta ‘mayın ya da mayına benzer obje’ diye ayırım yapabilir. Herhangi bir sınıflandırma yapamaz.

Sonrasında ise yüksek frekanslı antenlere geçilir. İlk etapta yeri belirlenen nesneye yaklaşılır ve söz konusu obje incelenerek sınıflandırma yapılır. Eğer söz konusu tehdit bir mayınsa, platform üzerindeki farklı sistemlerden en uygun olanı mayını etkisiz hale getirmek üzere çalıştırılır ve operasyon tamamlanır.”

Nusrat 1915’in muadillerinden farkı ne?

 

Temel olarak mayın avlama gemilerinde sistemin nasıl işlediğini öğreniyoruz ve geliyoruz aklımızdaki asıl soruya… Nusrat 1915’in muadillerinden farkı ne?

Geliştirdikleri sistemin dünyadaki genel uygulamalardan çok daha yüksek bant genişlikli alıcı antenlere sahip olduğunu, bu nedenle de hedefleri daha yüksek çözünürlüklü yani daha net bir şekilde tanımlayabildiklerini anlatan Genel Müdür Bakım, “Öte yandan dünya biraz daha otonom ya da uzaktan kumandalı sistemlere kaydı… Biz de Nusrat 1915’te bunu uyguladık. Hem çeşitli mayın avlama platformlarında bu sistem kullanılacak, hem de insansız su üstü araçlarının mayın avlama versiyonlarında ana sensör olarak görev üstlenebilecek. Otonom bir sistem olduğunda haliyle büyük platformları riske atmıyor, daha düşük maliyetle aynı sonucu elde edebiliyor ve en önemlisi personelinizin can güvenliğini tehlikeye atmıyorsunuz” bilgisini paylaşıyor.


Yüzde 85’in üzerinde yerlilik oranına sahip

 

Armelsan Genel Müdürü Can Emre Bakım ile sohbetimizde, Nusrat 1915’in yüzde 85’in üzerinde bir yerlilik oranı olduğunu öğreniyoruz. Sensör tasarımı yerli olarak yapılmış ancak ilk etapta üretim için yurt dışında bir adres tercih edilmiş. Bakım, kalan yüzde 15’lik kısmın da çok kısa sürede yerlileştirileceğine dikkat çekiyor.

Bildiğiniz üzere Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirdiği bir savunma sanayii ürününün ihracat potansiyeli son yıllarda bir hayli yüksek oluyor. Hele ki söz konusu bir deniz unsuru olduğunda bu şans daha da artıyor. Peki, Nusrat 1915’te durum nasıl?

Hedeflerinin önümüzdeki yıl içinde insansız bir platformda Nusrat 1915’i monte etmek olduğu bilgisini veriyor Bakım. Bu sayede ihracat potansiyelin daha da artacağını ve Orta Doğu, Uzak Doğu gibi Türk ürünlerine ilgi duyan pazarların yanı sıra kimi Avrupa ülkelerini de hedeflediklerini anlatıyor.

Kaynak: Sertaç Aksan/Özge Güngörmüş/Cihan Karaahmetoğlu/ TRT Haber


Sonraki
Önceki Konu
Önceki
Sonraki Konu »