Hareketli Hedeflerin Korkulu Rüyası



   
Hareketli Hedeflerin Korkulu Rüyası 


Yerli ve milli olarak geliştirilen güdüm kitlerine “Lazer Arayıcı Başlıklı HGK-84” de eklendi. 400 kilodan fazla patlayıcıyla hareketli hedefleri dahi 1 metreden az sapmayla vurabilen sistem, sahada yeni bir dönemin de habercisi. Son olarak Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan test atışları yüzde yüz başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Suriye’den Ege ve Doğu Akdeniz’e, Irak’tan Libya’ya kadar çok geniş bir coğrafyada Türk Silahlı Kuvvetlerine önemli kabiliyetler kazandırmaya devam ediyor. “Yerli ve milli imkanlarla üretilen Hassas Güdüm Kiti -84 Lazer Arayıcı Başlık”ı değerlendiren savunma politikası analisti Turan Oğuz, söz konusu lazer arayıcı başlıklı hassas güdüm kitinin 2000 libre genel maksat bombası ve NEB-84 nüfuz edici bombasıyla kullanıldığını vurgularken, “Hem küresel konumlandırma sistemi (KKS) hem de ataletsel navigasyon sistemi (ANS) bulunan bu kite şimdi de yarı aktif lazer arayıcı başlık (LAB) kabiliyeti geldi” dedi. 




Tahrip gücü yüksek olan bombadaki hassasiyete işaret eden Oğuz, ” Türk güvenlik güçleri yüksek vuruş gücü, çok düşük sapması olan önemli bir bileşene daha ulaşmış oldu. Şimdi hareketli hedefleri 2000 lbs sınıfı bir bombayla her türlü hava koşulunda istediğimiz zaman vurabilecek bir imkana kavuştuk” dedi. LHGK-84 güdüm kitinin test görüntülerinde hedefin metre altında bir hassasiyetle vurulduğunu anlatan Turan Oğuz,

 “Patlama yarıçapı azami 350 metreyi bulabilen bir bomba için 1 metre hassasiyet çok önemli bir başarı. İnsansız hava araçlarında hareketli hedefler için içerisinde 10 kiloya yakın patlayıcı olan MAM-L kullanıyoruz. Onların etki çapı oldukça sınırlı olmasına rağmen ne denli başarılı operasyonlara imza attığımızı tüm dünya gördü. Şimdi TSK’nın zor hava koşullarında bile, büyük bir konvoyu yolda ya da bekleme alanında toplu şekilde tek seferde imha edebilecek büyüklükte, maliyet etkin olması sayesinde çok sayıda kullanabileceği bir seçeneği var. Bu durum düşman unsurlar için büyük tehdit. 




Burada üzerinde durmamız gereken bir diğer konu da LHGK-84’un Akıncı TİHA’da kullanılabilecek olması. Bu durum TİHA’nın tehdit seviyesini bir basamak ileri taşır ve sahaya önemli yansımaları olur. F-16 ve F4E-2020 uçaklarımız tarafından kullanılabilen bu kitlerle ilgili üzerinde durulması gereken bir diğer nokta da ‘hedef değiştirme’ seçeneği olması. Bu sistemde pilot, kit uçağa bağlıyken hedef değişikliği yapabiliyor. Böylece anlık değişen şartlara tam uyum sağlayabiliyor. Kaldı ki son dönemlerde Türk firmaları karıştırıcılara karşı dayanıklı KKS bileşenleri için çok ciddi çalışmalar yapıyor ve bu sistem de karıştırmaya karşı dirençli. Tüm bunlar hedefi kusursuza yakın bir şekilde vurabilmeyi sağlayan unsurlar” diye ifade etti.

 Sistemin kafile kabul testleri yapılarak, TSK tarafından envantere alındığının altını çizen Oğuz, “İşin birde maliyet boyutu var. LHGK-84 kullanarak bu denli büyük bir bombayı, bu denli hassas bir şekilde, tüm hava koşullarında atabilmek; daha az bomba, daha az sorti daha az uçak ve daha az lojistikle hedefinizi yok etmek demek. Bunlar da daha etkin maliyetli bir harekat anlamına geliyor” dedi. Türkiye’nin birçok alanda olduğu gibi milli teknoloji hamlesi tüm hızıyla devam ediyor.


Kaynak: TRT Haber/ Sertaç Aksan                  
Sonraki
Önceki Konu
Önceki
Sonraki Konu »