Yılbaşı, Yeni Yılın Muhasebesini Yapmak

 Yazar: Hamza Aslan




Bir yılda daha yaşlanıyoruz. Ömrümüzden bir yıl daha derken aslında kabir hayatına biraz daha yaklaştık. Hiç düşündünüz mü? İnsanın kaç hayatı vardır? Müslüman için üç tane hayat olduğunu İslam alimleri bildirmektedir. Dünya hayatı, kabir hayatı, ahiret hayatı olarak sıralayabiliriz. Şu an yaşadığımız, yaşanan dünya hayatıdır. Üç hayatın birincisi ve en kısa olanı olmakla birlikte değeri çok büyüktür. Çünkü üç hayatı da burada, dünyada kazanmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bu gece Miladi takvime göre, yeni yıla gireceğiz. Ancak her dakikası kıymetli olan bu hayatımızın, zamanın kıymetini bilmeliyiz. Bizim için yılbaşı, yeni yılın muhasebesini yapmak olmalıdır.

Bitecek olan bu yılın bizim için ifadesi takvimin değişmesi demek değil, nasıl işler yaptık? Hatalarımızı idrak ettik mi? Bundan ders çıkarıp, yaptığımız yararlı işleri artırmalıyız. Müslümana yakışır şekilde edepli ve ahlaklı olmaya, iyi insan olmaya çalışmalıyız. Müslüman için yeni yıla bakış açısı böyle olmalıdır. 

Hristiyanların yeni yılı kutlamalarını yadırgamamak lazım, bizim yadırgadığımız Müslüman olduğunu söyleyen bir kesimin, Hristiyanlarla birebir aynı kutlamaları yapmalarıdır. Onlar gibi evlerde noel ağacı, evleri süslemek, içki içmek Müslümanın yapacağı şeyler değildir. Her yılbaşı öncesi Avrupada, Amerikada, diğer Hristiyan ülkelerde her yılbaşı öncesi onların adetlerine göre hediye paketleri, çam ağaçları, alış verişler, sofralardaki hindileri hazır bulundurmaları normaldir. Anormal olan bizimde onlar gibi aynı şeyleri yapıyor olmamız insanı düşündürüyor.

  Davranış bilimciler, anne-babanın çocuklarına yaptıkları ile davranışlarıyla rol model olması gerektiğini söylemişlerdir. Bir milleti ayakta tutan, bir arada bulunduran kültürü, örf adeti, görgü kuralları ,dini, dilidir. Biz kendi adetlerimizi bırakıp başkasını taklit edersek, çocuğumuza kendi kültürümüzü nasıl öğretiriz.

Dinimize görede başkalarının adetlerini, bayramlarını kutlamak şirk olur, küfre sebep olur. Müceddid-i elf-i sani İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki ” Hinduların bayram günlerine, ateşe tapanların nevruz günlerine, Hristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına hürmet etmek ve o zamanlarda, onların adetlerini, onlar gibi yapmak şirk olur. Küfre sebep olur. Kafirlerin bayramlarında, Müslümanların cahilleri, Kafirler gibi, birbirlerine hediye gönderiyorlar. Eşyalarını, sofralarını kafirlerin yaptığı gibi süslüyorlar. O geceleri, başka gecelerden ayırt ediyorlar. Bunlar hep şirktir, kafirliktir.” (Mektubat 3/41, Seadet-i Ebediyye)

Çocuklarımıza kendi kültürümüzü, örf adetimizi, görgü kurallarımızı, milli ve dini değerlerimizi öğretebilmek için, kendimiz olalım. Diğer türlü bir millet olarak örf adet, kültür ve değerlerimizin eriyip yok olması demektir. Allahüteala bizleri, milletimizi böyle bir tehlikeden muhafaza buyursun. .. Amin…      
                
      


Sonraki
Önceki Konu
Önceki
Sonraki Konu »