Türkiye’nin Elon Musk’ı




Türkiye’nin Elon Musk’ı 

 Son zamanlarda gündemde olan yerli ve milli elektrikli traktörü Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur’un gözünden, farklı bir bakış açısından okumuş ve ne kadar çok şey bilmediğimizi anladık. Otomotiv piyasasında ulusal bir markaya sahip olmak için yıllardır devam eden  “yerli otomobil” üretim mücadelesi Aralık 2010’da dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜSİAD toplantısında iş adamlarına çağrı yapmasıyla tekrar başladı. Yerli ve milli elektrikli Traktör vesilesiyle DMA ( Derindere Motorlu Araçlar ve Enerji Saklama Sistemleri) şirketi sahiplerinden Önder Yol’u tanımış olduk. “Türkiye’nin Elon Musk”ı Önder Yol’un İcraatlarını, yerli ve milli elektrikli otomobilini anlatan Fuat Uğur’un yazısı:


 Dün elektrikli traktörü anlatmıştık. Önder Yol’ un ürettiği yüzde 100 yerli ve millî ve aynı zamanda yüzde 100 elektrikli otomobille İstanbul yollarında  gezmiştim. Buna test sürüşü demiyorum çünkü bu otomobiller zaten 2009 yılından beri yapılıyor. Önder Yol o zamandan beri kendi ürettiği otomobili tek kuruşluk benzin harcamadan kullanıyor.

Dünkü yazımda da belirttim. Aslında bu elektrikli otomobil için ta  2009’da destek istemiş ama verilmeyince  kendi yağlarıyla kavrulmuşlar, başka bir ülkeyle de yazılımlarını paylaşmamışlardı. Bu arada dünya piyasaları ürettikleri hibrid model araçlarla da olsa piyasaya çıkmışlardı bile. Oysa DMA’nın yaptığı çok ama çok farklıydı.  Yazılımı, motoru yüzde 100 Türkiye’de yapılan, tamamen yerli ve millî bir otomobil.

Elektrikli otomobilde en önemli husus yazılım.  Yazılım yerli ve aynı zamanda TÜRKÇE olarak yapıldı.  Sadece Türkiye’de. Eğer yazılımı başka ülkenin firmasına ait olan bir otomobil, uçak, helikopter, tank, İHA vb. kullanıyorsanız yandı gülüm keten helva. Adamlar sizi anında, harekât ve hareket anında kitlerler, gözünüzün yaşına bakmazlar. Bizim İHA ve SİHA’ların başarısı  nereden geliyor sanıyorsunuz? Bu deneme sürüşü sırasında İTÜ-KKTC Rektörü Prof. Dr. Ercan Kahya  da bizimle birlikteydi.

Torku ve beygir gücü çok yüksek  olduğu için bu araç kelimenin gerçek anlamıyla uçuyordu.  Bu elektrikli otomobilin yokuş sorunu da yok .En güzeli de bu araca bindiğinizde ve   gaza bastığınızda para ödemeyeceğinizi bilmek .  Sebebi ise elektrikli DMA elektrikli otomobili trifaze şarj istasyonlarında  45 dakikada  şarj ettiğinizde,  5,2 liraya 450 kilometre  menzili kesintisiz gidebilecek olmanız. Ev elektriğiyle ise 7-8 saat arasında şarj oluyor otomobil. Menzili ise  550 kilometre.  Kısaca bu otomobillere bindiğinizde sizi İstanbul’dan İzmir’e ya da İstanbul’dan Ankara’ya hiç şarj istasyonuna uğramadan gidebilme imkânı bulacaksınız. DMA elektrikli otomobili her geçen gün daha geliştiriyor. Düşünün bu işe ilk başladığı  2007 yılında  ürettiği ilk elektrikli aracın  menzili yalnızca 70 kilometreydi ve 20 saatte şarj olabiliyordu.


Önder Yol işte burada hedefi açıklıyor:
1200 kilometre menzili olan ve 6 dakikada şarj edilen yüzde 100 elektrikli ve yerli otomobili ticarileştirmek.
Karşımızda bir dâhi var. Önder Yol’a İçişleri Bakanı Süleyman Soylu  boşuna  iki koruma tahsis etmedi.

Dünkü yazıda belirtmiştim. TESLA’den 4 yıl ileride olan bir şirketten ve bir bilim insanından söz ediyoruz. Kendisine sosyal medyada “ Türkiye’nin Elon Musk’ı”diyenler var ama bu ona haksızlık. TESLA bir otomobile hâlâ 12 bin batarya koyabiliyorken, DMA batarya sayısını  232’ye indirmiş  durumda ve bu otomobilin ağırlığını da makul seviyede tutuyor. Örneğin benzinli araçların 1300 kg. ağırlıkta olduğu düşünülürse benim kullandığım  aracın 1700 kg. olması son derece makul.

Bu arada aracın fren balataları güvencede, çünkü frene basmadan da yani ayağınızı gazdan çektiğinizde duran bir araç var karşınızda. Aracın bakım gideri diye bir şey söz konusu değil.
Dediğim gibi yanımızda KKTC’deki İTÜ Rektörü Prof. Dr. Ercan Kâhya vardı ve aynen şöyle dedi: “Şu ana kadar duyduklarımı senden duymasaydım ve burada bizzat yaşamasaydım inanmazdım.”
”Kullandığım araç hayli seriydi, saniyeler içinde 150-200 kilometreye çıkmak muhteşem bir duyguydu. Bataryalardan dolayı araçların ağır olduğu efsanesi de doğru değil, zira benzinli bir aracın 1300 kg olduğu düşünülürse benim kullandığım aracın 1700 kg olması son derece makul...



Asıl soru bu. DMA şimdiye dek 1000’e yakın otomobil, kamyon, kamyonet, minibüs üretmiş yüzde 100 elektrikli olarak. Bunları satmış. Dünkü yazımda da var. Çin’e 3500’den fazla elektrikli minibüs sattıklarını da öğrendik. Ama seri üretime geçebilecek üretim bantları yok. Bunu da ancak bir otomobil fabrikası olduğu takdirde yapabilirler. Bu birincisi. Ama hepsinden de önemlisi devletin desteklemesi ve “Başla” talimatı vermesi gerek. Önder Yol bu soruma zorlukla cevap verdi aslında, epey sıkıştırdıktan sonra:

“Bakın burada devletin duruşu çok önemli. Önce güzel yanını söyleyeyim. Evvelden böylesi durumlarda devlette her bakanlık birbirine topu atardı “Sen yap o yapsın” diye. Şimdi “Ben yapayım” tartışması var. Şu anda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı bu işin hassasiyetini kavramış ve üzerine titriyorlar.”
Bu arada ‘ yerli ve millî’  otomobilimizden de henüz bir ses seda yok. Öğrendiğime göre o da elektrikli olacak ama yazılımları, motorları tamamen yabancı.  Yerli olacak tek şey markası.” (Fuat Uğur/ Türkiye Gazetesi) 
Fuat Uğur bu yazısı yerli ve milli otomobil konusunda soruya mahal bırakmamış. Yerli otomobil için babayiğit aramaya gerek yok, babayiğit’in alası burada. Yeter ki destek verilsin.

Sonraki
Önceki Konu
Önceki
Sonraki Konu »